Kocatepe Mah. 560. Sok. No:2/1 Kocatepe Apt. B Blok D.6, 03200 Afyonkarahisar
0532 059 56 79 | 0272 216 56 00 | aliborklu@gmail.com | Hft içi 09:00 - 18:00 | Cumartesi 10:00 - 14:00
Ada Hukuk ve Danışmanlık
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

hırsızlık TCK 141

Esas No: 2025/11483 Karar No: 2026/1882
Paylaş: WhatsApp X LinkedIn

Bu karar bilgilendirme amaçlıdır. Güncel mevzuat ve içtihata göre değişmiş olabilir. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Karar Tam Metni

4. Ceza Dairesi         2025/11483 E.  ,  2026/1882 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2024/22 Değişik işSUÇLAR : Hakaret, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulüTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıTehdit ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 125/3-a, 129/1, 29/1 kez), 62 (iki kez), 52... sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 12. maddeleri gereğince 5 ay 22 gün hapis ve 6.820,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2023 tarihli ve 2023/467 esas, 2023/754 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2024 tarihli ve 2024/22 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2025 gün ve 2025/49302 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, her ne kadar mercii Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın suç tarihinden önce işlediği kasıtlı suçtan mahkumiyet hükmünün bulunduğundan. bahisle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, benzer bir olayla ilgili Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 05/03/2019 tarihli ve 2018/8459 esas, 2019/4547 karar sayılı ilamında yer alan, "Sanığın tekerrüre esas alınan ... Ceza Mahkemesinin 06.12.2012 tarihli ... sayılı ilamına konu suçun işlendiği tarihte onsekiz yaşından küçük bulunduğu ve bu nedenle TCK'nin 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 50., 51. ve 5271 sayılı CMK'nin 231. maddelerine uygun şekilde objektif ve subjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrı değerlendirilip sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin veya seçenek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,Somut olayda, 5237 sayılı Kanun’un 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeye göre, kayden 24/05/1994 doğumlu olan sanığın önceki mahkumiyetine ilişkin Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve 2013/503 esas, 2013/349 sayılı kararına konu suçun işlediği 20/11/2008 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından, söz konusu mahkumiyet kaydının tekerrüre esas alınamayacağı ve bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231/14. maddesinde yazılı suçlardan olmaması,- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması,- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. 5271 sayılı Kanun'un 231/6-(b) bendindeki “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucu, suça ve faile ilişkin tüm objektif şartları taşıyan herkes için mutlak surette hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini kabul etmeyip, hâkime belirli ölçüler içerisinde bir takdir hakkı tanımıştır. Ancak, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ve bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekir. 5237 sayılı Kanun'un, Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlıklı 58. maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili birinci cümlesinde ve beşinci fıkrasında; "(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz." şeklinde düzenleme yer almaktadır.İnceleme konusu somut olayda; suç tarihine göre sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi'nin 14.11.2013 tarihli ve 2013/503 Esas, 2013/439 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği ve cezanın 2 yıl 1 ay denetim süresi belirlenmek suretiyle ertelendiği, kararın 22.03.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın suçu işlediği 20/11/2008 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından mahkumiyet kaydının tekerrüre esas alınamayacağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği ayrıca tekerrüre esas alınabilecek olsa dahi sanığın inceleme konusu eylemini 3 yıllık tekerrür süreleri geçtikten sonra işlediği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilâmında ayrıntıları açıklandığı şekilde, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinde tekerrür hükümlerinin uygulanması için öngörülen sürelerin geçmiş olduğu hâllerde, önceki mahkûmiyet hükümlerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesi yönünden engel oluşturmayacağının kabulünün adalet ve hakkaniyete uygun olacağı, sanığın inceleme konusu eyleminin tekerrüre esas alınamayacağı ve bu nedenle adlî sicil kaydındaki suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle itirazın reddi yerine itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2024 tarihli ve 2024/22 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.

Karar Bilgileri

Mahkeme
Yargıtay
Daire/Kurul
4. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11483
Karar No
2026/1882
Bu Kararla İlgili Danışın

Benzer bir hukuki sorunla mı karşılaştınız?

Hemen İletişime Geçin
WhatsApp'tan Yazın