Bu karar bilgilendirme amaçlıdır. Güncel mevzuat ve içtihata göre değişmiş olabilir. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Karar Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/8135 E. , 2025/8032 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/1249 E., 2023/1518 K.DAVA TÜRÜ : BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Aile MahkemesiSAYISI : 2021/789 E., 2021/872 K.Taraflar arasındaki boşanma davasının yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmiştir.Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadının davasından feragat ettiği ve bu konuda ek karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi 09.05.2023 tarihli ek kararıyla davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiş, kararın davalı erkek mirasçısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince davalı erkek mirasçısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek mirasçısı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ve Dairenin 16.06.2025 tarihli ve 2024/2414 Esas, 2025/5862 Karar sayılı kararı ile "...Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince "...Evlilik ölümle sona ermiş ise de davacı kadın boşanma kararı kesinleşmeden kendi davasından feragat etmiştir. Ayrıca murisin açtığı bir dava da bulunmadığından, eldeki davada TMK'nın 181/2. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması mümkün görülmediğinden ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygundur..." gerekçesiyle davalı erkek mirasçısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de dosya kapsamından, davacı kadının anlaşmalı boşanma protokolü ibraz ederek anlaşmalı boşanma davası açtığı, davada tarafların birbirlerine karşı kusur isnat etmedikleri ve yargılama sırasında davalı erkeğin 05.09.2022 tarihinde vefat ettiği, evliliğin ölümle sona erdiği, boşanma davasının konusuz kaldığı, davalı erkek mirasçısının, davalı erkeğin ilk eşinden olan oğlu olduğu ve davaya 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devam etmek istediği anlaşılmaktadır. Boşanma davası her ne sebeple açılmış olursa olsun yargılama sırasında taraflardan birinin vefatı üzerine 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığını tespiti, vefat eden eşin mirasçıları tarafından talep edilebilecektir. Bu halde dava artık bir boşanma davası olmayıp sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede bir kusuru olup olmadığının tespiti davası halini alacaktır. O halde ölen eşin mirasçısının 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kusur tespiti yönünden davaya devam etmek istemesi, davalı konumunda olan vefat eden eşin mirasçısının dava hakkı olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna göre, Mahkemece evlilik birliğinin ölüm ile sona erdiği ve davacı kadının feragat beyanının hüküm doğurmayacağı dikkate alınarak konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, açılan boşanma davasının sebebi ve tarafların yeni vakıa ve delil sunamayacağı da dikkate alınarak, davalı erkek mirasçısı vekilinin 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki talebi ile ilgili değerlendirme yapılmayacağına karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hükmünün değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin hükmü gereğidir..." şeklinde belirtilen gerekçesiyle karar gerekçesinin düzeltilerek onanmasına ve duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin kadından alınarak davalı erkek mirasçısına verilmesine karar verilmiştir.Davacı kadın vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde, temyizde yapılan duruşma sebebiyle davalı erkek mirasçısı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek Daire kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı kadın vekilince kararın vekâlet ücretine yönelik bölümünün maddi hataya dayandığı gerekçesi ile ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Hükmün tashihi" kenar başlıklı 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir :" (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. ... " Dosyanın tetkikinden; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını davalı erkek mirasçısı vekilinin talep ettiği, davalı erkek mirasçısı vekilinin temyiz duruşmasına katılım sağladığı ve duruşma talebinde bulunan davalı erkek mirasçısı vekilinin temyiz itirazlarının kabul edilmiş olduğu anlaşılmış olup Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda verilen kararda vekâlet ücreti yönünden maddi hata bulunmadığından davacı kadın vekilinin dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeple; Davacı kadın vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinin REDDİNE,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karar Bilgileri
Mahkeme
Yargıtay
Daire/Kurul
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8135
Karar No
2025/8032