Kocatepe Mah. 560. Sok. No:2/1 Kocatepe Apt. B Blok D.6, 03200 Afyonkarahisar
0532 059 56 79 | 0272 216 56 00 | aliborklu@gmail.com | Hft içi 09:00 - 18:00 | Cumartesi 10:00 - 14:00
Ada Hukuk ve Danışmanlık
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

velayet TMK 182

Esas No: 2025/7881 Karar No: 2025/10607
Paylaş: WhatsApp X LinkedIn

Bu karar bilgilendirme amaçlıdır. Güncel mevzuat ve içtihata göre değişmiş olabilir. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Karar Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/7881 E.  ,  2025/10607 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/1189 E., 2025/1325 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Aile MahkemesiSAYISI : 2024/198 E., 2025/184 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından reddedilen dava yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 325 inci maddesi "Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için de kıyas yoluyla uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Çocuğun üstün yararı belirlenirken de onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Kişisel ilişkinin yakın hısımlar tarafından talep edilmesi halinde talep edenin ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilediği ölçüde göz önünde tutulur. Büyükbaba/büyükanne ile torunları arasındaki kişisel ilişkinin amacı, hısımlık bağlarını güçlü tutmak ve büyükbaba/büyükanne ile torun sevgisini tatmin etmek, çocuğun da büyükbaba/büyükanne sevgisi ve şevkatini hissetmesini ve bu yolla çocuğun ahlaki ve manevi gelişimini sağlamaktır. Çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde bu hakkın amacına uygun şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.Somut olaya bakıldığında yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı büyükbaba ile torunu arasında kişisel ilişki tesis edilmesinin çocuğun yüksek yararına aykırı olacağına ilişkin kanıtlanmış bir hususun bulunmaması, kurulacak kişisel ilişki ile hısımlık bağlarınının güçlenmesi, büyükbabanın torun sevgisini yaşaması, çocuğun da büyükbaba sevgisi ve şevkatini hissetmesi, bu yolla çocuğun ahlaki ve manevi gelişiminin artması gerektiği hususları ile tüm dosya kapsamı ve uzman raporu dikkate alındığında küçüğün babası ...'nın biriyle tartışması ve silah kullanması nedeniyle ceza aldığı, halen cezaevinde hükümlü olarak kaldığı, küçüğün babası ...'ya psikolojik bir rahatsızlık olan "şizofren" teşhisi konulduğu, davacı büyükbabanın da küçüğün babasına vasi olarak atandığı dikkate alındığında; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 325. maddesinde belirtilen olağanüstü hallerin varlığının somut olayda oluştuğu anlaşılmıştır. O halde velayeti annede bulunan küçük ile davacı büyükbaba arasında annenin velâyet görevini engellemeyecek şekilde uygun sürelerle kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Bilgileri

Mahkeme
Yargıtay
Daire/Kurul
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7881
Karar No
2025/10607
Bu Kararla İlgili Danışın

Benzer bir hukuki sorunla mı karşılaştınız?

Hemen İletişime Geçin
WhatsApp'tan Yazın