Bu karar bilgilendirme amaçlıdır. Güncel mevzuat ve içtihata göre değişmiş olabilir. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Karar Tam Metni
11. Hukuk Dairesi 2026/517 E. , 2026/454 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/1160 Esas, 2025/1650 KararİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2025/86 E., 2025/303 K.Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547. maddesine dayalı ek tasfiye amacına yönelik ihyası niteliğinde olup, davanın tasfiye memuruna yöneltilmiş bulunması, diğer davalının “yasal hasım” olması ve aynı Kanun’un 5 46... . maddeleri gözetildiğinde davanın niteliği uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 316. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tâbi bulunduğu kabul edilmiştir. Bu nitelikteki davaların yazılı yargılama usulüne tâbi olduğunu kabul etmenin kanuni dayanağı bulunmadığı gibi, 6102 sayılı Kanun’un 5 46... . maddelerine göre esas tasfiye davası basit usulde görülürken ek tasfiye davasının yazılı yargılama usulüne tâbi bulunduğunu kabul etmek için bir neden de bulunmamaktadır. Şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında hukuka uygun olarak terkin edilmesi durumunda, sonlandırılması gereken hukuki ihtilaflar nedeniyle aynı maddenin on beşinci fıkrasında belirtilen imkândan yararlanılarak terkin edilen şirketin taraf sıfatını yeniden kazanmasına yönelik ihyası da mümkündür. Ancak böyle bir durumda verilecek olan ihya kararı, hukuka aykırı terkin işleminden farklı olarak 6102 sayılı Kanun’un 547. maddesi anlamında bir ek tasfiye niteliğinde olacaktır. Zira böyle bir durumda, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmamakta, ortaya çıkan hukuki ihtilafın neticelendirilmesi amacıyla şirketin ihyası talep edilmektedir. Bu durumda verilecek olan ihya kararı da bu tür ihtilafın sonlandırılması çerçevesinde ifa edilecek ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olacak, ek tasfiye sürecine ilişkin olarak 6102 sayılı Kanun’un 547. maddesi uygulama alanı bulacaktır.6102 sayılı Kanun’un 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye 6100 sayılı Kanun’un 382. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmamış olsa da, çekişmesiz yargı işlerinin anılan fıkrada sayılanlarla sınırlı olmadığı, kanun koyucunun örnek babından bir kısım çekişmesiz yargı işlerini gösterdiği, kaldı ki bilahare yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Kanun’da hüküm haline getirilecek bir müessesenin çok daha önceden yürürlüğe girmiş olan 6100 sayılı Kanun içinde yer almamış olmasının işin tabiatı gereği olduğu, dolayısıyla 6100 sayılı Kanun’un 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden “İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller” ve “İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller” şeklinde belirtilen ölçütler esas alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2025 tarihli, 2024/11-251 E., 2025/468 K. sayılı kararı). Dava, açıklanan bu niteliği itibariyle 6100 sayılı Kanun’un 382. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işi kapsamında olup, ilk derece mahkemelerinin çekişmesiz yargı işleri bakımından verdikleri kararlara karşı vaki istinaf başvuruları bakımından bölge adliye mahkemelerince verilen kararlara karşı, 6100 sayılı Kanun’un 362/1-ç hükmü uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Bu durumda, davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple;Davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karar Bilgileri
Mahkeme
Yargıtay
Daire/Kurul
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/517
Karar No
2026/454